
ÇİMENTONUN TARİHÇESİ
“Çimento” kelimesi, yontulmus taş kırıntısı anlamındakı Latince “caementum” kelimesinden
türemiştir. Daha sonra bu kelime bağlayıcı anlamında kullanılmaya başlamıştır.
İlk betonarme yapı 1852 yılında yapılmıştır, ancak bağlayıcı malzemelerin kullanımı çok
eskilere dayanır. Muhtemelen ateşin bulunmasından hemen sonra, kireç ve
alçı ile başlamıştır. İlk olarak kireç bağlayıcı madde olarak kullanılmıştır.
Kirecin bağlayıcı özelliğinin ilk ne zaman anlaşıldığı konusunda bir çok
spekülasyon yapılagelmektedir. Ancak insanlık tarihinin erken dönemlerinde
olduğunu söylemek mümkündür. Belki de kireçtaşı mağaralarda
ısınmak veya yemek pişirmek için yakılan ateşle elde edilen kireç yağmur
veya rutubetle temas ederek sönmüş kireç haline gelmiş ve kuruduktan
sonra elde edilen tozun bağlayıcı özelliğinin farkına varılmıştır. Sönmüş
kirecin ilk uygulamaları mağara duvarlarına yapılan resimlerde görülmüştür.
Daha sonra yine mağaralarda iç ve dış dekorasyon ve sıva yapımında kullanılmaya
başlanmıştır.
Eski Mısır, Kıbrıs, Girit ve Mezopotamya’nın değişik
yörelerinde
kirecin bir yapı malzemesi olarak kullanılmasına ait örneklere rastlanılmıştır.
Eski Yunanlılar ve Romalılar kireci hidrolik bağlayıcı olarak kullanmışlardır.
M.Ö. 70-25 yılları arasında yaşamış olan Mimar Vitruvius “On Architecture” (Mimarlık Üzerine)
adlı 10 ciltlik kitabında puzolan ve kireç karışımlarının hidrolik özelliklerinden
bahsetmiş, nehir ve deniz kıyısında yapılacak olan yapılarda kullanılabilecek
harç için karışım oranı bile vermiştir : iki kısım puzolan (pulvis
Puteolanus) bir kısım kireçle karıştırılır. Araştırma sonuçları
Anadolu’da Çatalhöyük’teki evlerin yapımında kullanılan
sıvanın 7000 yıl eski olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Tarihte, Mısır Piramitleri, Çin
Seddi ve değişik zamanda yapılan kalelerde o dönemin medeniyetini simgeleyen
birçok değişik bağlayıcı madde kullanılmıştır. Daha sonra yaklaşık 2000
yıl önce, Romalılar söndürülmüş kireci volkanik küllerle
ve sonraları, pişirilmiş tuğladan elde edilen tozlarla karıştırarak bugünkü çimentonun özelliklerine
benzer bir hidrolik bağlayıcı kullanmaya başlamışlardır. Eski Yunanlılar ise
Santorin Adası’ndaki volkanik tüfleri kireçle karıştırarak
veya killi kireç taşından elde ettikleri bir tür hidrolik kireçle
harç yapmışlardır. Eski Yunanlılar ve Romalılar kireç ve puzolan
karışımlarının hidrolik özelliğinin farkına varmış ve bunları kullanmış
olmakla birlikte, ne kirecin elde edilişi ne de puzolanik reaksiyonları kimyasal
olarak açıklayacak bilgiye sahip olamamışlardır. Örneğin Pliny (Romalı
bilgin Gaius Plinius) “taşın ateşle yakılmasıyla elde edilen kirecin suyla
temas edince neden tekrar yandığının” anlaşılmaz olduğunu yazmıştır.
Bağlayıcı
malzemelerin kalitesi ve kullanımı konusunda ancak 18.yy.da kayda değer bir gelişme
gösterilmiştir. 1756 yılında Eddystone Lighthouse'u yeniden inşa etmekle
görevlendirilen John Smeaton kirecin kimyasal özelliklerini ilk anlayan
kişi olarak bilinir. Daha sonraki gelişme ise "Roman Cement" (Roma Çimentosu)
adı ile bilinen bağlayıcının Joseph Parker tarafından elde edilmesiyle olmuştur.
1824 yılında İngiltere’nin Leeds kentinde, Joseph Aspdin
isimli bir duvarcı ustasi hazırladığı ince taneli kil ve kalker karışımını
pişirerek ve daha sonra öğüterek
bağlayıcı bir ürün elde etmiştir. Bu ürüne su ve kum katıldığında
ve zamanla sertleşme olduğunda, ortaya çıkan malzemenin İngiltere’nin
Portland adasından elde edilen yapı taşlarını andırdığını gören Joseph Aspdin,
elde ettiği bu
bağlayıcı için 21.10.1824 tarihinde “Portland Çimentosu” adı
altında patent almıştır. Bu
bağlayıcı daha sonraki yıllarda büyük gelişmeler
gösterse de “portland” ismi aynen korunmuştur. Aslında Joseph
Aspdin tarafından üretilen bağlayıcı, üretim sırasında yeterince yüksek
sıcaklıklarda pişirilmediği için bugünkü portland çimentosunun özelliklerine
tamamen sahip olamamıştır. Yine de İngiltere Kirkgate İstasyonunun yanındaki
halen ayakta olan "Wakefield Arms" binasının Joseph Aspdin'in yaptığı
bağlayıcı ile yapıldığı belirlenmiştir.
Hammaddelerin yüksek sıcaklıklara
kadar pişirilip öğütülmesi olayı daha sonra Isaac Johnson isimli
bir İngiliz tarafından gerçeklestirilmiştir (1845).
İlk Çimento Fabrikası İngiltere'de 1848 yılında kurulmuştur.
İlk Alman Çimento Standardı 1860 yılında oluşturulmuştur. American Concrete
Institute (ACI)'nin kuruluşu ve ilk Amerikan Yönetmeliklerinin oluşturulması.
KAYNAKLAR
1. A.M. Neville, Properties of Concrete - Longman Scientific
and Technical NewYork 4th edition, 1998
2. A.M. Neville and JJ.Brooks, Concrete Technology - Longman
Scientific and Technical NewYork, 1987
3. F.Kocataskin, Betonun Dünü Bugünü Yarini
- 2. Ulusal Beton Kong.
4. Betonu Olusturan Malzemeler ÇIMENTOLAR Prof. Dr.
Turhan Y. Erdogan T.H.B.B.
5. Concrete Through The Ages BCA, British Cement Association
6. Singer C.A., History of Technology, C.I , Oxford, 1977
7. Mindess, S ve Young J F , Concrete s 10 Prentice Hall
Inc., 1981
8.Klemm, AV “Cementitous Materials: Historical Notes” Materials
Science of Concrete(Ed. J. Skalny) C I s 1-26 The American
Ceramic Society, 1989
|